İŞİNİZE YARAYABİLİR TIKLAYINIZ! .mail: info@yabanhikayesi.com
HARİTALAR
Wikiloc : bisikletrotalari

Yayınlar, fotoğraflar ve içerikler izinsiz kullanılamaz!!!
Cenevre Gölü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cenevre Gölü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2014 Pazar

İSVİÇRE (CENEVRE - ZÜRİH) BİSİKLET TURU 2. GÜN

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!


Ülkenin iklimine ve kurallarına uyum sağladığımız ilk günün ardından Alplere doğru ilk tırmanış ve maceralı bir güne başlıyoruz. Uçağa LPG tüplerini almadıkları için yanımızda sadece ocak başlığımızı getirebilmiştik. Lozan' da aldığımız tüp kartuş malesef başlığımıza uymadı. Bizim başlığımız vida gibi dönerek LPG kartuşuna sabitlenirken, burada ki tüm kartuşlar ve başlıkları bastırarak sabitlenebilen türdeler. İki başlık arasında ki farkı aşağıda ki fotoğraflardan anlayabilirsiniz.

Soldaki bizim başlık, mavi olan İsviçre'den aldığımız başlık.

Sabah kahvaltısını bir şekilde ocaksız hallediyoruz ancak öğle ve akşam yemeklerini sıcak yemek olmadan idare etmek istemiyoruz. Bunun yanı sıra İsviçre genel olarak, ülkede yaşayan insanlara göre oldukça ucuz olsa da, bize göre çok pahalı. Ülke de açıklanan resmi ve gayri resmi rakamlara göre kişi başına düşen gelirin 4500-6000 Frank arasında olduğu belirtilmekte. Sohbet ettiğimiz kişilerden de öğrendiğimiz kadarıyla en düşük işçi ücretleri 4500 Frank'tan başlamakta imiş. Market ve Restaurantlar da ki fiyatları gördükten sonra, bir an önce LPG kartuş bulmamız gerektiği kanaatine varıyoruz. Villenue'den Aigle istikametine doğru GPS de işaretlediğimiz outdoor mağazasına devam ederken macera devam ediyor ve 2. golü de yiyoruz. GPS izlerini takip ederek devam ettiğimiz ana yol üzerinde yanımızdan geçen her araç korna çalmaya başlamıştı. İlk önceleri selam veriyorlar diye algılamış ve hepsine el sallayarak devam ediyorduk. Ancak İsviçre' de olduğumuzun farkına vardığımızda bir yanlışlık olduğunu anladık ve ne olduğunu anlayabilmek için durup kendimizi ve etrafı incelemeye başladığımızda, gitmiş olduğumuz yolun Otoban olduğunu fark ettik. Ve ülkede bisikletlinin girmesinin yasak olduğu tek bölgeye girmiş bulunuyorduk. Otoban'a girdiğimiz yol ayrımında devam etmekte olan yol çalışmalarından dolayı bu hataya düşmüştük. Bir an önce Otobandan çıkmak istiyorduk ancak kenardaki tel örgülerden bisikleti atlatmayı gözümüz yemiyordu. Çalan kornalar eşliğinde devam ederek ilk sapaktan çıkma düşüncesindeydik ki, bir kaç yüz metre gitmeden bir anda etrafımız polislerle çevrildi. Panikleyerek ne yapacağımızı şaşırmış ve bisikletlerle donakalmıştık. Etrafımızı saran polislerin her biri bir şeyler diyordu ancak anlamadığımızdan sadece manasızca bakabiliyorduk. Anlamadığımız fark ettiler ve bir an önce bizi otoban dışına çıkartmak için her biri bir bisikleti omuzlayarak, biraz önce bizim gözümüzün yemediği tel örgülerden diğer tarafa tek başlarına bisikletlerimizi geçirdiler. Artık otoban dışındaydık ve hem polisler hemde bizler biraz sakinleşmiştik. Pasaportlarımızı alıp not defterlerine not alarak, otobana girmenin tehlikeli ve yasak olduğu yönünde ki ikazlarda bulunarak hiç bir işlem yapmadan, yolumuza bisiklet yollarından devam etmemiz yönünde ki uyarılarda bulundular. Yaşadığımız bu maceradan sonra tekrar rotamıza dönüyor ve burada ki outdoor mağazasına uğramaktan vazgeçiyoruz. Bir müddet daha tarım arazileri arasından düz devam ettikten sonra Villars'a doğru Alp Dağları kıyısından ilk tırmanışa başlıyoruz. Zaman zaman sağ tarafımızda bizi karşılayan Alp Dağları manzarası ve aşağılarda arkamızda kalan Cenevre Göl manzarası eşliğinde keyifli bir şekilde tırmanmaya devam ediyoruz. Villars'a geldiğimizde Le Francis Restaurant da öğle yemek molası veriyoruz. İsviçre'nin bu bölgesinde daha çok Fransızca dili kullanılmakta. Fransızca hazırlanmış olan menüye bir göz atarak makarnalardan birer çeşit seçerek sipariş veriyoruz. Her biri birbirinden enfes tatda ki  makarnalarımızı yedikten sonra tırmanışa devam ediyoruz. Henüz şehri çıkmadan İrfan'ın arka teker tellerinden bir tanesi kırılıyor. Yolumuzun üzerinde ki ilk bisikletçide duruyor ve kırılan teli tamir ettiriyoruz. Tamirat devam ederken bizde bir taraftan mağazayı gezerken bir taraftan da bisiklet çeşitlerine göz gezdiriyoruz. Sadece rampa inişi için geliştirilmiş kalın tekerlekli pedalsız bisiklet modelleri dikkatimizi çekiyor. Tamirat işlemi bittikten sonra turumuzun ilk zirve geçişi olan 400 metrelerden 1780 metre rakıma kadar tırmanarak ulaştığımız Col de la Croix geçidine varıyoruz. Çoğunlukla kapalı olan havada, sislerin arasından zaman zaman kendini gösteren Alplerin eşsiz manzarası ve büyüleyici yeşillikleri arasında Les Diablerets'e kadar inişe geçiyoruz. Les Diablerets'e vardığımızda şehrin arkasını gökyüzüne kadar bir duvar gibi kuşatmış olan kayalıklardan akarak şehrin içerisinden geçip giden Şelale büyülüyor insan adeta. Market alışverişimizi yaparken atıştırmaya başlayan yağmur ile bugün burada kamp atarak ertesi gün devam etme kararı alıyoruz. GPS cihazımızdan en yakın kamp yerini bularak 2 km şehrin aşağı yakasında ki kampinge yerleşiyoruz. Bir önce ki gün 45 Frank'a kalmıştık, bu gün ise 3 kişi 2 Çadır 43 Frank'a kalıyoruz. Dün camp ücretine Elektrik, Wifi ve sıcak su dahil iken, bugün ki kamp alanında Wifi bulunmuyor. Akşam camping de ki diğer arkadaşlardan emanet aldığımız tüp başlığı ile bugün ki akşam yemeğimizi de kendi yaptığımız yemeklerle ekonomik bütçli hallediyoruz.









































Yükseklik Profili

Zorluk Derecesi :Toplamda 48 km. olan, ZOR bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 1780 metredir. 
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar ve kış ayları haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Her tür Bisiklet için uygundur.
Yol Yapısı :%100 asfalt parkurdur.
Başlangıç Noktası : Villeneuve.
Bitiş Noktası :Les Diablerets.
Su Kaynakları : Yol üzerinde çeşitli noktalarda su kaynakları mevcuttur. Her noktadan sonra yanınızda en az 1 lt su bulundurunuz. 
Alış-Veriş Alanları : Yol üzerinde çeşitli köy bakkalları ve marketler mevcuttur. 
Konaklama : Sadece kampinglerde konaklamak mümkündür. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!


Google Maps Harita Görüntüsü


GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...

10 Eylül 2014 Çarşamba

İSVİÇRE (CENEVRE - ZÜRİH) BİSİKLET TURU 1. GÜN

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!


Neredeyse tüm doğa sporcularının hayallerini süsleyen Alp Dağlarında bisiklet turu yapabilmenin heyecanıyla rota hazırlıklarına başlanıyor. Rota planlaması için bölgede pedal basmış gezginlerin web sayfalarını inceliyor, hikayelerini okuyor, hem bölge hakkında hemde rotalar hakkında bilgi topluyoruz. Zaten halihazırda bulunan ülkenin doğa sporları parkurlarının işaretlenmiş olduğu web sayfası (http://www.schweizmobil.ch/de/schweizmobil.html)  üzerinden pek çok rotayı inceleyebiliyoruz. Tur için tarihleri netleştiriyor, vizeleri ve izinleri ayarlıyor ve bu tur için İsviçre'ye gidiş geliş transferlerimizi üslenen ulaşım sponsorumuz CORENDON Airlines'dan uçak biletlerimizi alıyoruz. Bisikletlerimizi kolilere yerleştirerek kamp malzemelerini hazırlıyoruz. Beklenen gün geliyor ve 30 Ağustos 2014 sabahı 06:00 da Corendon Airlines'ın CAI 633 uçuş numaralı uçağıyla Antalya'dan havalanarak saat 10:00 gibi Cenevre Hava Alanına iniyoruz. Uçak ile Alp Dağları üzerinden geçerken büyüleyici manzara karşısında heyecanınız kat kat artıyor. Uygun bir yerde bisikletlerimizi kuruyor çantalarımızı yüklüyor ve saat 11:00 sularında ilk pedallarımız dönmeye başlıyor.
Havaalanı içerisinden başlayan bisiklet yoluyla ilerlemeye başlıyoruz. Ancak devamında yolun havaalanı içerisine devam ettiğini gördüğümüzde, yanlış yönde olduğumuzu düşünerek anayola çıkıyoruz. Fakat ilerlediğimizde anlıyoruz ki bisiklet yolu, doğru ilerliyormuş. Bir müddet anayol trafiğinde bocaladıktan sonra tekrar bisiklet yoluna giriyor ve rota üzerinde ilerlemeye başlıyoruz. Şehrin içerisin de, sanki izole edilmişcesine yeşillikler arasında ki bir yolda ilerliyoruz. Zaman zaman tarım arazileri arasından geçerek yerleşim alanlarına giriyor, bir anda kendimizi şehrin ortasında bulurken, bir anda kendimizi şehrin dışında bulabiliyoruz. Aslında ne şehrin içerisinde ne de dışarısındayız. Her şey tam da olması gerektiği gibi. Rüya gibi bir şehir. Tarim ile şehir hayatı iç içe olan, düzen ve intizam içerisinde oluşturulmuş bir yapı ile karşılaşıyoruz. Her taraf yemyeşil. Toprak parçasına dokunmak neredeyse imkansız. Yollar öyle incelikle ve itinayla yapılmış ki, ne doğaya zarar verilmiş ne aşırıya kaçılmış, ne de yetersiz yapılmış. Bisiklet yolları yayalarla ortak kullanılabilmektedir. Yürüyüş yapan kişiler, çocuklarını gezdiren aileler, evcil hayvanlarını dolaştıran insanlar hep birlikte saygı ve nezaket çerçevesinde bu yolları kullanmaktadır. Ne bisiklet binen insanlar yürüyüş yapanlardan rahatsız oluyor, ne de yürüyüş yapanlar bisikletli insanlarda rahatsız oluyorlar. Bisiklet yolları doğal olarak bazı bölgelerde araç yolları ile birleşerek devam etmekte. Şehir içerisinde çoğunlukla sarı çizgi ile ayrılmış olsa da, bazı bölgelerde araç yolu ile birlikte kullanılmaktadır. Ancak bu durumda bisikletli kişiler öncelikli bir araç olarak görülmektedir ve kesinlikle ilk yol hakkı bisikletlilere verilmektedir. Araç yolunda ilerlerken sollama yasağı var ise koskoca tırların arkanızda sıralandığını görebiliyor ve en ufak rahatsız edici bir hareketle karşılaşmıyorsunuz. Bir tır korna çalarak yaklaştı arkadan. Yanlış olan ne diye kontrol ediyoruz şeridimizi ve bisikletlerimizi. Ne olduğunu anlamaya çalışırken tırın plakası gözümüze ilişiyor ve 34 (İstanbul) plakalı olduğunu gördüğümüzde durum anlaşılıyor. Selamlaşmak için dahi olsa, ortada yanlış bir durum yoksa kimse kornaya basmıyor. Eğer korna çalınıyorsa bilin ki yanlış giden bir şey vardır. Hiç kimse kesinlikle acele etmiyor ve saygıyı elden bırakmıyor. 7 gün boyunca ne yol kontrolleri yapan ne de kontrollü kontrolsüz kavşaklarda trafiği düzenlemeye çalışan hiç bir polis ile karşılaşmadık. Kontrolsüz kavşaklarda ki düzen ışıklı kavşaklarda ki ile aynı düzende işlemeye devam ediyor. Herkes sırasıyla geçiyor ve kimse kimsenin yoluna girmiyor. Bu kadar hassas bir düzene bir anda yada sonradan alışmak kolay olmasa gerek. Pek çok kural çocukluktan itibaren verilen eğitim ve saygı ile artık alışkanlık haline gelmiş durumda.
İncelik, hassasiyet ve düzen her noktada dikkat çekmektedir. Evler dışardan göründüğü kadarıyla çok düzenli ve tertemiz. Hiçbir yerde çöp görmek mümkün değil. Neredeyse tüm evlerin pencerelerinde çiçek saksıları ve rengarenk çiçekler mevcut. Dikkatli gözlendiğinde her ince detaya bir güzellik sığdırmış insanlar. Mesela çatılardan sarkan yağmur oluklarının uç kısımlarına ördek kafası şekli verilmiş. Bir ağaç köküne şekil verilerek evin giriş kapısına asılmış. Neredeyse her yerleşim yerinde bulunan sokak çeşmelerine dahi hassasiyetle dokunulmuş ve bir dekor ile süslenmiş. Gibi, gibi, gibi, verilecek onlarca örnek daha var.
Akşam saat 19:00 a kadar Cenevre gölü kıyısından Nyon, Renens,Lozan ve Montrö gibi şehirleri geçerek Villeneuve'ye ulaşarak Kamp alanına yerleşiyoruz. Burada güneş 21:00'e doğru battığından hava geç kararmaktadır. Bu avantajı da kullanarak düz olan bu rotada 95 km pedal çeviriyoruz. Çadırları kurmaya başladığımızda ısırmaya başlayan sinekler, havanın kararmasıyla saldırıya geçiyor ve sürü olarak geliyorlar üzerimize. Açık neremiz var ise ısırıyorlar. Her yerimiz kızarıyor. Bir an önce akşam yemeğini yiyor, duş alıyor ve kendimizi çadırlara zor atıyoruz. Bir daha göl kenarına yakın bölgelerde kamp kurmamaya karar veriyoruz.






























Yükseklik Profili

Zorluk Derecesi :Toplamda 95 km. olan, KOLAY bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 490 metredir. 
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Her tür Bisiklet için uygundur.
Yol Yapısı :%100 asfalt parkurdur.
Başlangıç Noktası : Cenevre.
Bitiş Noktası :Villeneuve.
Su Kaynakları : Yol üzerinde çeşitli noktalarda su kaynakları mevcuttur. Her noktadan sonra yanınızda en az 1 lt su bulundurunuz. 
Alış-Veriş Alanları : Yol üzerinde çeşitli köy bakkalları ve marketler mevcuttur. 
Konaklama : Sadece kampinglerde konaklamak mümkündür. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!


Google Maps Harita Görüntüsü


GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...