İŞİNİZE YARAYABİLİR TIKLAYINIZ! .mail: info@yabanhikayesi.com
HARİTALAR
Wikiloc : bisikletrotalari

Yayınlar, fotoğraflar ve içerikler izinsiz kullanılamaz!!!
Ahmetler Kanyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmetler Kanyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2018 Pazartesi

AHMETLER KANYONU - OYMAPINAR BARAJI BİSİKLET TURU

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!



İLÇELER OTOGARI

Ahmetler Kanyonu, malesef bu güne kadar gitmekte çok geç kaldığımız ve bakir kalan  ender güzelliklerden bir tanesi. Geçtiğimiz haftalarda yapmış olduğumuz yürüyüşümüzde manzaraya ve doğa güzelliğine doyamamıştık. Zaten öyle bir kaç kez gitmekle de doyulacak gibi değil. Bir kez de bisikletle geçmek üzere, rotalar çalışıyor ve parkur hazırlanıyor. Rota yönünden oldukça zengin bir bölge. Dolayısıyla karar vermek ve hangi rotalar üzerinde gitmek oldukça zorluyor ve zaman alıyor. Yine üzerinde çok çalıştığım ve bir türlü gidemediğimiz Melas Vadisi rotaları ile birlikte karma bir çalışma yapıyorum. 2 günü doya doya Ahmetler Kanyonu'nda geçirmek istesem de, bir taraftan da Melas Vadisi parkurları da merakımı cezbediyordu. Son olarak Ahmetler Kanyonu'ndan geçerek, Murtiçi'nden sonra Oymapınar Barajı üzerinden Manavgat'a ulaşabileceğim bir rota çıkartıyorum.

ATEŞ TUR
Bölgeye ulaşım her ne kadar kolay görünse de biraz zahmetlidir. Zaman müsait ise, en uygunu Manavgat'tan başlamaktır. Ancak benim 2 gün zamanım olduğu için, Kanyona en yakın ve rotası en güzel olduğunu düşündüğüm Güçlüköy üzerinden başlamaktı. Dolayısıyla buradan Akseki dolmuşları geçmektedir. Konya istikametine doğru Anadolu'ya giden pek çok firma olmasına rağmen, yol üzerinde indirme yapamadıklarından kabul etmemektedirler. Dolayısıyla en uygun olan ulaşım şekli Akseki yada Gündoğmuş dolmuşlarıdır. Ancak yine de bir kaç gün öncesinden, yolculuk günü gidecek olan dolmuş şoförü ile görüşmekte ve bilgi vermekte fayda vardır. Zira yola çıkacağım gün giden 06:30 da ki ilk aracın bagajı küçük olduğu için, bir sonraki araçla gitmem daha uygun olmuştur. Bugüne kadar gerek Akseki ve gerekse de Gündoğmuş taraflarına bir kaç kez gidişlerimiz olmuştur. Herhangi bir sorun olmamasına rağmen, gitmekte kararlılık göstermek yardımcı olmuştur. Zira zaten kısıtlı olan dolmuş bagajını, bisiklet ile doldurmak hiçbir dolmuş sahibinin işine gelmemektedir. Gerek Akseki gerekse Gündoğmuş tarafına ulaşım ücretleri oldukça uygundur. Güçlüköy'e gidişte Akseki dolmuşları 20 TL, Manavgat'tan dönüşte, Manavgat otobüsleri 15 TL almıştır.

Sabah 07:30 Akseki Ateş Tur dolmuşu ile başlıyor yolculuğumuz. 2,5 saat sonunda 10:00 sularında Güçlüköy'e ulaşıyoruz. Bisiklet yolculuğum buradan başlıyor.

GÜÇLÜKÖY

Asfalt yol ile tatlı bir tırmanışın ardından köye ulaşıyorum. Eski yapı düğmeli evlerden oluşan ve bir kaç hane yaşayanı olan küçük bir köy. Yüksek ve önü açık bir alana kurulmuş olan köyün güneye bakan tepelik bir alanına Güneş Enerjisinden elektrik elde etmek amacıyla Güneş panalleri kurulmuş. Kısa bir incelemenin ardından kanyona doğru devam ediyorum. Artık asfalt yol bitmiş, orman yolu başlamıştır. Zaman zaman oldukça bozuk ve taşlık noktalardan geçiyorum. Bir kaç yol ayrımından sonra, artık bu bölgeye hiç bir araç gelmediğini gözlemliyorum. Solda ki kanyon manzarasını gören en tepe noktasından sonra, vadinin kuzey yamacına doğru iniş başlıyor. Gölge de kalan bu bölgede ısı hemen bir kaç derece düşüyor. Üzerime bir kat daha giyinerek bozuk yol ile vadi tabanına doğru inişe geçiyorum. Bazı bölgelerde heyelanlar oluşmuş ve bazı noktalarda ki uçan kayalarla yol tamamen kapanmıştı. Google Earth uygulaması üzerinde ki detaylı incelemelerimde, bu yolun bir bölümün yeni açıldığını fark etmiştim. Google Earth üzerinde ki son fotoğrafta bu bölge gölgede kaldığı için yol net olarak görünmüyordu. Geçmiş yıllarda ki net olan fotoğraflarda ise bu yol henüz açılmamıştı. O nedenle defalarca incelemiştim. Burada ki yolun geçit verip vermeyeceğinden bir türlü emin olamamıştım. İçimde hep bir şüphe olduğu için, büyük bir heyelan olan noktalardan bir tanesini gördüğümde ise oldukça tedirgin olmuştum. Yol yoksa, buradan diğer tarafa yüklü bisikletle aşmak imkansız olurdu. Zaman zaman bu noktalarda geçmekte zorlanmış olsam da ciddi bir sorun ile karşılaşmıyorum. Taa ki vadi tabanına inene değin.

Ahmetler Kanyonu

Ahmetler Köyüne doğru devam eden yolun su geçiş noktasında köprü olabileceğini düşünüyordum. Lakin su kenarına indiğimde orta da ne köprü vardı ne de köprüden bir eser. Karşıya geçmek ancak su içerisinden yürüyerek geçmekle mümkün olabilirdi. Fazla bir su yoktu, ancak bisikleti ve çantaları karşıya tek tek geçirmem gerekiyordu. Geçtiğim yol manzaralarının güzelliği ve bozuk yol yapısı ile oyalanarak ilerlemiş ve planladığım saatin oldukça gerisinde kalmıştım. Her şekilde de düşündüğüm plan, sekmeye uğramış ve B planı devreye girmişti.

En az 1-2 saat daha erken bu noktaya gelebilmiş olmayı düşünmüştüm. Yolun diğer tarafına köprüden geçerek, daha önceki yürüyüş rotamızın büyük bir bölümü üzerinde tırmanışla ilerleyerek, dağın diğer tarafından Murtiçi'ne gelmeyi hayal etmiştim. Lakin saatin ilerlemiş olması ile, o rotayı tamamlamam pek olası gibi görünmüyordu. Bitmiş olsa dahi oldukça yorgun ve bitkin düşecektim.
Rota üzerinde bir değişiklik yaparak, suya paralel devam eden vadi içerisinde ki yol ile Murtiçi'ne doğru devam ediyorum. Bir taraftan ilerlerken bir taraftan da planlar yapmaya başlıyorum. Hem rotayı hem de kamp noktasını planlamaya çalışıyorum. O an Vadi içerisinde uygun bir noktada kamp atmayı düşünüyorum. Su kenarında bulunan ve eski bir değirmeninde olduğu tek tesise yakın bir noktayı gözüme kestirip kamp atmayı düşünüyorum. Orta da kimseler yoktu. Sessiz sakin ve güzel bir ortamdı. Bu sezonda kapalı olan tesis sahibi, sabah gelip akşam gidiyormuş. Gün içerisinde hem çevreyi toparlıyor hem de göz kulak oluyormuş. Kış aylarında pek gelip giden olmazmış. Kamp alanını gözüme kestirdikten sonra, biraz gezmek üzere Murtiçi'ne gidip gelmeyi düşünüyorum. Orman yolundan ana yola çıktığım anda lanet hemen yakalıyor ve arka lastik bir anda iniyor. Sivri bir taş dış lastiği keserek, iç lastikte koman bir delik açmış. Yol kenarında tamir devam ederken meraklı bir genç arkadaş geliyor. Meraklı sorularla hem sohbet ediyoruz hem de çevre ve rota hakkında bilgi almaya çalışıyorum.

Yarın için Manavgat'a 50 kilometrelik bir yolum vardı. Ancak yine buradan sonra yaklaşık 10-15 kilometrelik süpriz bir geçiş yolu vardı. Genç arkadaş bu yol için pek iç açıcı şeyler söylemiyor. Yol hakkında şüpheye düşüyorum ve rota üzerinde bir değişiklik daha yapıyorum. Yolum biraz daha uzayacak ve rampalı olacaktı ama daha güvenli bir yol üzerinden gidecektim. Dolayısıyla Ahmetler Kanyonu'nda da kamp atmaktan vazgeçmiş oluyordum. Önü açık, manzaralı bir nokta da kamp atmayı düşünerek Murtiçi'nden ayrılıyor ve tekrar tırmanışa başlıyorum. Çok sert olmayan ama uzun soluklu bir tırmanış devam ediyor. Yol boyunca belirli noktalarda çeşmeler mevcut.

Güneykaya, Hocaköy ve Kepezbeleni köylerini geçerek uygun bir noktada gün batarken kampımı atıyorum. Gün batmaya yakın çok fazla alternatifin kalmamasına rağmen, yol kenarında çok güzel bir alan bulmuştum. Yemyeşil ve düz bir alan idi. Özel kamp alanlarını aratmayacak konfora sahipti. Akşam için etraftan biraz odun topladıktan sonra yemek hazırlıklarına başlıyorum. Akşam yemeği ile birlikte kamp ateşi de hazır oluyor. Ateşin son közlerine kadar oturuyorum. Hem deliksiz bir uyku çekmek için hem de ateşten daha fazla faydalanabilmek için ilerleyen saatlere kadar duruyorum.

Manavgat'a çok fazla bir yolum kalmamıştı. Sabah biraz rahat davranmak ve geç kalkmak istiyorum. Ancak doğa da az uyku ile daha çok dinleniyoruz. Günün ilk ışıkları ile uyanıyorum. İlk iş olarak ateşi tekrar yakıyor ve bir taraftan kahvaltı hazırlıkları devam ederken, elimin altında işimin bittiği eşyaları da toparlıyorum. Güzel bir kahvaltı ile birlikte ateş de görevini tamamlamış oluyor. Havanın rutubeti ve soğukluğu ile odun atmadığım ateş bir anda geçiveriyor.

Kampımı toplayarak, 10:00 sularında yola çıkıyorum.  Bir kaç kilometrelik inişten sonra tekrar tırmanış başlıyor. İlk uzun tırmanıştan sonra sürekli olarak iniş ve çıkışlarla devam ediyor. Çok fazla manzara da görünmediği için yolun bu kısmından sıkılıyorum. Aslında rota incelemesinde Oymapınar Barajını görerek devam eden en keyifli noktalardan birisi olacağını düşünmüştüm. Fakat ne Oymapınar Barajının güzel bir görüntüsü ne de etrafın manzara görüntüsü mevcut değildi. Orman içerisinde ilerleyerek manzaradan yoksun bir şekilde bir anda barajın kıyısında buluyordum kendimi. Bundan sonrası asfalt Manavgat yolu. Aslında bu mevsimler için Manavgat ve Oymapınar Baraj civarları çok güzel bisiklet rotaları ile çevrili. Günübirlik olarak sayısız rota ve parkur çıkartılarak gezilebilecek durumda. Başka bir kamp rotasında yeniden geçmek dileğiyle...






























Diğer fotoğraflar için Flickr hesabına bakabilirsiniz...

Zorluk Derecesi :Toplamda 90km. olan, ZOR bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 950 metredir.
Toplam Tırmanış: Bisikletle çıkılan toplam tırmanış 2000 metre civarındadır. 
Hangi mevsimde yapılır:  Yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi :MTB ve Dişli lastiklere sahip şehir bisikleti için uygundur. 
Yol Yapısı :%20 stabilize %80 asfalt  parkurdur. 
Başlangıç Noktası : Güçlü Köy.
Bitiş Noktası :Manavgat.
Su Kaynakları : Rota boyunca su kaynakları ve çeşmeler mevcuttur. 
Alış-Veriş Alanları : Ahmetler Kanyonu içerisinde yaz aylarında açık olan restorant, Murtiçi'nde market ve restorantlar mevcuttur.      
Konaklama : Kamp için uygun bölgeler mevcut ise de güvenlik tedbirleri almakta fayda vardır. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!




Google Maps Harita Görüntüsü



Powered by Wikiloc
GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...

11 Ocak 2018 Perşembe

TRE - 031 AHMETLER KANYONU

 Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!


Ahmetler Kanyonu

AHMETLER KANYONU

Ahmetler Kanyonu yürüyüşümüz bir çok anlamda bana faklı duygular ve düşünceler yaşatmıştır. Bu bölgede ki rotayı 3-4 yıldır planlamıştım ama bir türlü fırsat ve imkan bulup gidememiştik. Benim için hep gizemli ve keşfe değer güzel bir yer olduğu hayalini taşıyordu. Her tur öncesinde plana dahil ederek gidebilmenin heyecanını yaşıyordum. Ancak bu ana kadar bir türlü şartlar oluşmuyordu. Gün geldi, eşlik edecek arkadaşlar toplandı, rota tekrar planlandı, yürüyüş için hazırlıklar yapıldı ve yola çıkıldı.

Her rotamız, bizim için yeni bir yer, yeni bir heyecan ve yeni bir keşif olmuştur. Dolayısıyla gidilecek olan bölge hakkında öncesinde mümkün olduğunca araştırma yapar, bilgi toplar ve özel yerlerini gezmek ve görmek isterim. Google Earth üzerinde tüm rotaları inceler ve yazıları tek tek okurum. Ancak Ahmetler Kanyonu ile ilgili ne çok fazla rota vardı, ne de bilgi kaynağı. Eklenmiş olan bir kaç rota kaydında ise tek kelime dahi bir açıklama mevcut değildi! Bulduğum en iyi kaynak bölge insanı olan Ali VAROL’un hazırladığı blog sayfası oldu. Ahmetler Köyü ve çevresi hakkında iyi bir kaynak hazırlamış. Buradan kendisine çok teşekkür ediyorum. Keşke her köyden Ali abi gibi bir kişi çıksa ve böyle güzel bir kaynak oluştursa.

Bir yandan bu şekilde kaynak ve veri bulamamaktan dert yanarken, bir yandan da kaynakları tüketen bir toplum olmanın da kaygısını yaşamaktayız. Sosyal medyanın da büyük etkisiyle bilinçsizce doğaya fırlayan insan topluluklarının hem doğaya hem gelecek insan nesline verdiği zararlar apaçık görülmektedir.

Gittiğimiz yeni yerler ile ilgili bilgilere ulaşmanın yararlı olduğu kadar, keşif ruhunu da öldürdüğü için zararını da gözden kaçırmamak lazım. Bizi doğaya götüren en büyük etkenimiz, keşif ruhuyla yeni yerler görmek ve kendimizce küçük keşifler yapmaktır. Bu pencereden bakıldığında, rota ve bilgi paylaşımlarımızın ne derece doğru olduğu konusunda da zaman zaman şüpheye düşmüyor değilim. Bu güne kadar pek çok kez, herhangi bir kaynaktan gördüğüm bir fotoğrafın peşine düşerek yeni rota keşiflerine çıktığımız olmuştur. Fakat Ahmetler Kanyonunun dron ile çekilmiş bir videosunu izledikten sonra, gitmiş görmüş kadar hissetmeye başlamıştım. Her ne kadar, kanyon manzarasına bir kayanın tepesinden bacakları titreterek bakmanın, koşarak gelen çoban köpeğinin, nemli yağmur ormanlarını andıran ağaçlar arasında ıslanarak yürümenin, gürleyerek akan ırmağın yüzünüze vuran serinliğinin, ayaklarınızın altında kırılan yaprakların verdiği heyecanı ve yaşattığı duyguları canlı canlı yaşamanın yerini hiçbir zaman tutmayacak olsa da, giderek daha da  çok  tüketim toplumu haline geliyor olmak insanın yüreğini acıtmaktadır.

Farklı duygu ve heyecanlarla gün aymadan, 06:00 sularından Antalya’dan yola çıkıyoruz. Aksu’da verdiğimiz kahvaltı molası ve sıcak bir çay ile üzerimizde ki uyuşukluktan kurtuluyoruz. Manavgat ilçesinden sonra Akseki yoluna dönerek ilerliyoruz. Bu yol ayrımından 19 kilometre sonra ki Ahmetler Köyü tabelasından tekrar sola dönüyoruz. Tabela beyaz ve biraz küçük olduğu için biraz dikkatle bakmak gerekiyor. Aksi takdirde rampa aşağı ilerleyen bir yol olduğu için gözden kaçırmak ihtimal dahilindedir.

KÖPRÜ AYAĞI

Köprü ayağı olarak adlandırılan Karpuzçay ırmağı üzerine yapılmış olan beton köprüye varıyoruz. Edindiğim bigiye göre, taş köprü yapılmadan önce, burada ki kayalar üzerine uzatılan ağaçlarla, karşıdan karşıya hayvalar geçirilirmiş. Her kış suların yükselmesiyle bu ağaçları, ırmak alır gider ve sadece kayalıklar kalırmış. Zamanla bu bölgenin adı köprü ayağı olarak adlandırılmaya başlamış.

TAŞHARMAN

Burada rafting hizmeti veren fakat kimsenin olmadığı bir işletme göze çarpıyor. Çevreye biraz göz atıyoruz ama uygun bir kanyon manzarasına sahip olan bir nokta bulamıyoruz. Henüz havanın yeni aydınlanmaya başladığı 08:00 sularında, fazla zaman kaybetmeden rotamızın başlangıç noktası olan Ahmetler Köyüne doğru devam ediyoruz. Köyün hemen altında ki düzlükte aracımızı bırakıyor ve kanyon tarafında ki Taşharman Mevkiine doğru biraz ilerleyerek manzaraya göz atıyoruz. Asıl rotamız Köy meydanın başlayarak Kuzey Doğuya doğru ilerlemektedir. Ancak buradan kanyonun tepeden iki taraflı manzarası görülebilmektedir. Sabah henüz güneş yeni yükselmeye başladığı ve karşımızda olduğu için düzgün bir Kanyon fotoğrafı alamadık.

AHMETLER KÖYÜ

Ahmetler Köy meydanında müsait bir yere aracımızı bırakarak rotamıza başlıyoruz. Key meydanında herhangi bir bakkal veya kahve dikkatimizi çekmiyor.  Asfalt yol ile başlayan rotamızın köy çıkışında düzgün bir patikaya dönüşüyor. Mesarlığın alt tarafından orman içerisine doğru yürümeye başlıyoruz. Ahmetler Köyü 650 rakımlara yerleşmiş olup, tamamen kuş bakışı deniz manzarasına sahiptir. Arkamızda kalan Akdeniz manzarası ile ormanın derinliklerine dalıyoruz. Bir süre ilerledikten sonra, Çataldaş mevkiinde kanyona doğru ilerleyerek kayaların üzerinden yine bir kanyon manzarasına bakış atıyoruz. Oldukça düzgün olan ve zaman zaman kırmızı boyalarla işaretlenmiş olan patika üzerinde ilerleyerek kanyon tabanında ki Karpuzçay suyuna doğru devam ediyoruz. İki noktada değirmen bulunduğu bilgisini okumuştum, en azından kalıntılarını görebilmek adına su kenarında bir süre keşif gezisinde bulunuyoruz ancak hiçbir şekilde değirmenin izlerine rastlayamıyoruz. Fakat su kenarı o kadar nemli ki, sanki biraz önce bardaktan boşalırcasına yağmur yağmış gibi her ağaçtan damlalar akmakta ve her yer sırılsıklam ıslanmış durumdadır. Bu bölgede yürüyebilmek için kesinlikle su geçirmez bir ayakkabı ve tozluklara sahip olmak gerekiyor. Yapraksız ağaçların görüntüsü korku ormanını andırırken, doğa güzelliği ise büyülemektedir.

Tekrar yola çıkarak güneş alan düz bir alanda yemek molası veriyoruz. Günlerin en kısa olduğu şu günlerde zaman kaybetmeden tekrar düşüyoruz yollara. Rotayı yol üzerinde yukarıya doğru devam ederek uygun bir yerden yukarı orman içerisinden üst yola çıkmayı hedefleyerek çizmiştim. Ancak zamandan kazanmak adına daha kestirme olacağını düşündüğümüz, yol kenarından devam eden patika üzerinden ilerlemek istiyoruz. Patika oldukça düzgün yapıda devam etmektedir. Hafif hafif yükselirken sağa doğru devam etmemiz gerektiğini düşünerek doğaçlama orman içerisinden doğaçlama yukarı yola doğru ilerliyoruz. GPS kaydının 11.8 kilometresinden 12,3 kilometresi arası bu şekilde doğaçlama geçilmiştir. Ancak yukarı yola kavuştuğumuzda patikayı takip ederek belki yolu biraz uzatacaktık ama daha az yorulabileceğimiz yorumunu yapıyoruz.

Ayrıca bu patikaya hiç girmeden yol üzerinde yukarıya kadar ilerleyerek üst yola çıkmanın da daha doğru olabileceği yorumunu yapıyoruz. İlerleyen zamanlarda diğer rota kaydı üzerinde giderek gerçek rota bilgisini paylaşmayı umuyoruz.

Orman içerisinde zaman zaman yükselerek devam eden rotamız, Ahmetler köyü ve deniz manzarası görünmeye başladığında taşlarla kaplı dere yatağı üzerinde ilerleyen patikaya ulaşıyor. Taşlar üzerinde ilerlemek biraz can sıkıcı olsa da, orman içerisi tamamen çalı şeklinde ki dikenli ağaçlarla kaplı olduğu için, patika üzerinde ilerlemek daha doğru oluyor. 16:30 sularında ulaştığımız başlangıç noktasında, bir parkurumuz  ve keşif maceramız daha son buluyor.

Aşağıda ki fotoğrafların dışında tamamına buradan ulaşabilirsiniz...
























Ahmetler Köyü



Zorluk Derecesi :Toplamda 18 km. olan, ORTAZOR bir parkurdur.
Maksimum Rakım : 893 m.
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar haricinde her zaman yapılabilir.
Yol Yapısı :Patika ve orman yolu parkurundan oluşmaktadır. 
Başlangıç Noktası : Ahmetler Köyü.
Bitiş Noktası :Ahmetler Köyü.
Su Kaynakları : Parkur üzerinde su kaynağı yoktur.    
Alış-Veriş Alanları : Alış-veriş imkanı yoktur.
Konaklama : Çadır Kampı için uygun yayla düzlükleri vardır. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişi ile gidilmeli ve bir yakınınıza gideceğiniz konum bildirilmelidir!!!





Google Maps Harita Görüntüsü



Powered by Wikiloc




GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

Başka bir rotada görüşmek üzere...