İŞİNİZE YARAYABİLİR TIKLAYINIZ! .mail: info@yabanhikayesi.com
HARİTALAR
Wikiloc : bisikletrotalari

Yayınlar, fotoğraflar ve içerikler izinsiz kullanılamaz!!!
Bisiklet Turları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bisiklet Turları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2016 Salı

ANT - 080 KARAİN MAĞARASI - KIRKGÖZLER - KIRKGÖZHAN

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!


Özellikle kış ayları, rota planlamalarımız da oldukça riskli dönemlerdir. Karamsar hava şartlarında parkur belirlemek oldukça zorlaşmakta ve planlarımız alt üst olabilmektedir. Önceden planlanmış olan Alakır Vadisi etkinliğimiz de bu kararsız hava şartlarından etkilenerek iptal edilmek durumunda kalınmıştır. 1-2 yıldır yakın takip ettiğim hava raporlarının tutma olasılığı oldukça düşüktü. Son bir gün kala yapılan tahminlerin dışında ki tüm tahminler aksine gerçekleşebilmekte idi. Hafta içi sürekli takip ettiğim hava raporlarına göre, pazar günü bir gün açık ise, diğer gün yağışlı görünmekte idi. Hatta perşembe günü yaptığım kontrollere istinaden, sosyal ortamda, pazar günü havanın açık olacağını paylaşarak, Alakır etkinliğinin gerçekleşebileceğini duyurmuştum. Ancak Cumartesi kesinleşen hava durumunda pazar günü için %90 üzerinde yağış beklendiğinin belirtilmesi üzerine, katılımcılardan gelen talep ile etkinlik iptal edilmek durumunda kalınmıştı. 
Etkinliği iptal etmiştik ama ben umudumu hala yitirmemiştim ve pazar sabah uyandığımda yağmur yağmıyorsa bisiklet binmekte kararlı idim. Sabah 06:30 da kalkarak, ilk iş olarak balkondan Beydağlarını kontrol ediyorum. Manavgat tarafı her ne kadar kapalı ise de, Beydağları'nın ve Akdeniz'in üzeri açıktı. Bu iyiye işaret ediyordu. Ancak parkur Beydağlarında olmayacaktı. Çünkü bir kaç gündür özellikle geceleri Beydağlarının kafası hep dumanlıydı ve sürekli yağış aldı. Arazi parkurlarına girmek riskli idi. Özellikle yüksek kesimlerde, bol çamurlu arazide bisiklet binmek eziyete dönüşebilirdi. Beydağlarında yaptığımız her tur ve rotanın, iyi yada kötü muhakkak bir tecrübesi ve anısı vardır. Bugün bize Beydağlarına gitmememiz gerektiğini söyleyen içgüdümüz, geçmiş deneyimleri ile bizlere bunu fısıldamakta idi. Gözümüzü ve gönlümüzü Beydağlarından alamaz iken, mantığımızla asfalt bir rota belirleyerek, daha önce çok yakınlarından defalarca geçtiğimiz ama bir türlü gidemediğimiz Karain Mağarasına gitmeye karar kılıyoruz. Saat 08:00'de Gökhan ÇİĞDEM ve Onur VAROL ile buluşarak, Dumlupınar Bulvarı'ndan Döşemealtı istikametine hareket ediyoruz.  Otogar kavşağından sola dönerek, Kent Ormanı Meşe Kapısından Kepez rampasını tırmanıyoruz. Korkuteli istikametine dönerek anayol üzerinde pedal basmaya devam ediyoruz. Düzlerçamı'nda yol kenarında ki Karadeniz Fırınında kahvaltı molası vererek, öğle yemeği için yanımıza çok güzel görünen mısır ekmeği alıyoruz. Güver Kanyonu girişini geçtikten sonra sağa bir kaç nokta yol ayrılmaktadır. İlk yol ayrımından dönmekte kararsız kalıyoruz ve bir sonra ki yol ayrımına devam ediyoruz. Aslında Termessos yol ayrımından, sağa asfalt yoldan dönerek devam etmek gerekiyor. Ama içimizde ki arazi yollarına girebilmenin ruhu ve heyecanını yenemiyoruz. En azından bir nebze de tatmak adına sonra ki ilk sapaktan sağa arazi yoluna giriyoruz. Bir miktar işlenmiş yol zemini sert ve kuru yapısıyla bize bir süre arazi keyfini yaşatmaya yetiyor. Bir kaç kilometre sonra yine asfalt yola birleşerek devam ediyoruz. Yol, çevre ve ortam o kadar güzel ki, Onur sürekli, sanki Hollanda da bisiklet biniyormuş hissini sayıklıyor. Trafik yok denecek kadar az ve ekilmiş araziler arasında, ılık bir hava da bisiklet binmenin keyfini sürüyoruz. Ayanlar ve Yağca'dan geçerek Karain Mağarasına ulaşıyoruz. Yağca meydanında, kısa bir mola verilebilecek küçük bakkal ve kıraathane mevcuttur. Ancak bir hiç mola vermeden devam etmeyi tercih ediyoruz. Karain Mağarasına giriş (Şubat 2016) 5 Tl'dir. Var ise Müzekart ve İşbank kartınızı yanınıza almayı unutmayınız. Bisikletlerimizi görevlinin görebileceği bir noktaya bırakıyoruz. Her ihtimale karşı yanınıza kilit almayı unutmayınız. Çünkü mağara yaklaşık 300 metrelik bir uzaklıktadır. Ahşap merdivenlerle tırmanarak mağaraya ulaşılmaktadır. Mağaranın bazı bölümleri demir kapılarla kapatılmıştır. Bir kısmında ise tadilat devam etmektedir. Mağaranın bir çok duvarları tahrip edilmiş ve bilgilerde bahsedilen, şekil ve yazıların pek çoğunu görebilmek mümkün değildir. Mağaranın içerisi tamamen ışıklandırılmış durumdadır. Bir süre gözlem ve incelemelerimizden sonra mağaradan ayrılıyor ve yolumuza devam ediyoruz. Yağca'dan sonra geldiğimiz yolu geçerek Kırkgözler istikametine devam ediyoruz. Çiselemeye başlayan yağmurla birlikte Kırkgözler'e ulaşıyoruz. Yaz aylarında serinlemek için oldukça güzel ve keyifli bir mekandır. Buz gibi suyu ve yemyeşil bir çevresi vardır. Azıklarımızı çıkararak öğle yemeğimizi geçiştiriyoruz. İlk başlarda yağmur da hava gibi kararsız tavırlar sergiliyor. Bir hızlanıyor, bir serpiştiriyor ve sonra hızlanarak yağmakta karar kılıyor. Yemek sonrası yağmurluklarımızı giyerek yola koyuluyoruz. Bu kez istikamet hemen yanıbaşımız da ki Kırkgözhan. Burasını da kayda almadan geçmek istemiyoruz. Yeniden restorasyon işleminden geçen Kırkgözhan özel bir şirket tarafından işletilmektedir. Öyle ki Fotoğraf dahi çektirmenin ücretli olduğu yazılarak giriş kapısına asılmıştır. Yağmurun devam etmesi ile, fazla zaman kaybetmeden tekrar yola koyularak Antalya istikametine dönüşe geçiyoruz. Yağmur bu kadar şiddetini arttırmamış olsaydı, Ekşili ve Kızıllı üzerinden dönecektik. Ancak ıslanarak hasta olma riskine girmiyor ve en kısa yoldan evlerimize ulaşmayı tercih ediyoruz. Antalya-Burdur karayolu üzerinden, yine Kepez rampasını inerek parkurumuzu tamamlıyor ve yağmurda bisiklet binmenin doyumsuz keyfi ile rotayı bitiriyoruz. 
















Zorluk Derecesi :Toplamda 76 km. olan, KOLAY bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 310 metredir.
Toplam Tırmanış: Bisikletle çıkılan toplam tırmanış 640 metredir. 
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar haricinde(keyif alıyorsanız yağışlı havalarda dahil)  her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Her tür bisiklet için uygundur.
Yol Yapısı :Tamamı asfalt parkurdur. 
Başlangıç Noktası : Falez Kavşağı.
Bitiş Noktası :Falez Kavşağı
Su Kaynakları : Sık sık bakkal ve marketlerden geçilmektedir. 
Alış-Veriş Alanları : Yol üzerinde sürekli alış veriş alanları mevcuttur.  
Konaklama : Kamp için uygun bölgeler mevcut ise de güvenlik tedbirleri almakta fayda vardır. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

Google Maps Harita Görüntüsü

Wikiloc Harita görüntüsü


GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...


Telefonunuzda ki karekod okuyudan okutarak rota iz takibi yapabilirsiniz...


GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...

22 Ekim 2014 Çarşamba

İSVİÇRE (CENEVRE - ZÜRİH) BİSİKLET TURU 6. GÜN

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!



Turun ilk 5 günü, henüz üzerimizde ki etkisini yitirmediği ve yaşanan güzelliklerin büyüleyici sarhoşluğu ile yazılmış idi. Ancak sırada ki altıncı ve yedinci günlerin fotoğraflarını düzenleyerek rota bilgilerini paylaşmaya başlamak üzere her bilgisayarın başına geçtiğimde, fotoğraflar ve videolara dalıp gitmekte, yaşadıklarımız film şeridi gibi tekrar tekrar gözlerimin önünden geçmekte, ruhumu alıp Alplere tekrar götürmekte idi. Her defasında, uçsuz bucaksız ve sonu gelmeyen bisiklet yolları, bisiklete ve bisikletliye duyulan saygı, doğaya ve toprağa verilen değer, bisiklet ve yaya önceliği, sakinlik, sessizlik, sade ve ağır işleyen trafik ve daha nicesi ile dolu hayaller ile bir türlü yazmaya başlayamadığım altıncı güne bu sefer fotoğraflara bakmadan yine zorlanarak başlıyorum.  Altdorf’da ki kamp alanımızı, nadir olarak görülen güzel bir hava eşliğinde kahvaltımızı yaparak terk ediyor ve Dört Kanton Gölü kıyısından devam eden bisiklet yolu ile pedal basmaya başlıyoruz. Bisiklet yolları, bazı kısımlarda karayolu ile şeritler çizilerek ayrılmış iken, bazı bölümlerde tamamen ayrılmış biçimde devam etmektedir. Bisiklet yolları yayalar ve bisikletliler tarafından ortak kullanılmaktadır. Bisiklet yolları, gerek sabah sporuna çıkan, gerek antrenman yapan ve gerekse doğa yürüyüşleri yapan hem yayalar hem de bisikletliler tarafından günün her anında sürekli kullanılmaktadır. Bisiklet yolları, Karayollarında ki araç trafiğinden daha çok işlemektedir.  İsviçre’nin akıllara zarar eşsiz doğasında ve uçsuz bucaksız bisiklet yollarında bisiklet binmenin doyumsuz huzuru ve keyfi ile Zug şehrine doğru devam ediyoruz. 

Sabah saatlerinin ilerlediği sıralarda Brunnen şehrinden geçişimiz esnasında yine çok güzel manzaralara şahit oluyoruz. Okula gitmek üzere evlerinden çıkan çocukların belirli bölgelerde toplandığı ve buralardan bir öncü eşliğinde tek sıra halinde peş peşe kaldırımdan ilerleyerek okula doğru devam ettiklerine şahit oluyoruz. Karayolu geçişlerinde ise yine trafik görevlisi öğrenciler tarafında kontrol edilen trafiği ve öğrenci geçişlerini hayranlıkla izliyoruz. Şehrin tam ortasından geçtiğimiz cadde de, alışageldiğimiz üzere trafiğin yoğun olmasını beklediğimiz durumlarda dahi, trafik o kadar sakin ve sessiz ilerliyor ki, bu durumu anlamakta ve trafik keşmekeşliğinin nasıl çözüldüğünü kavramakta zorlanıyoruz. Yaya geçitlerine yaklaşan araçların yavaşlamasına, kesinlikle korna çalınmamasına, trafik ışıklarının olmadığı kontrolsüz kavşaklarda ki araçların tek tek sırayla geçişlerine, hiç trafik polisinin olmamasına ve insanların birbirlerine karşı güler yüz ve nezaket dolu davranışlarına hayranlıkla şahit oluyoruz. 7’den 70’e herkes bisiklet biniyor ve ulaşım için herkes tarafından bisikletler ve toplu taşıma araçları kullanıyor. 3-4 yaşlarından başlayan çocukların cadde ve sokaklarda özgürce bisiklet binmelerine ve paten kaymalarını izliyoruz büyük bir zevkle. Bisiklet kültürünün çocukluktan başladığına ve aşılandığına şahit oluyoruz. İnsanların bisiklet binmekten korkmadıklarına, korkmaları için bir sebep olmadığına, cadde ve sokaklarda önceliğin kendilerinde olduğunun güven duygusuna sahip olduklarına şahit oluyoruz. Şehrin bazı noktalarında paten kayan kişiler için de ayrı bir yol yapılmış olmasına şahit oluyoruz. Sonra etrafta hiç görüntü kirliliğinin olmayışına şahit oluyoruz. Çöp konteynırlarının dahi ne kadar temiz ve düzenli olduğuna, çöplerin ayrıştırılmış poşetler ile atıldığına, kağıt atıkların özenli bir şekilde paketlenerek bina önlerine toplanmak üzere bırakıldığına şahit oluyoruz.

Gördüğümüz ve şahit olduğumuz bu takdire şayan olaylar ve hareketler eşliğinde çehremizi kaplayan mutluluğun sarhoşluğu ile Zug Gölüne ulaşıyoruz. Ancak Zug Gölüne ulaştığımda önde ilerleyen İrfan ve Cevat'ın kavşakta olmadığını görüyorum. Telefon GPS'inden incelediğimde gölün sağından ve solundan iki farklı yolun Zug şehrine devam ettiğini görüyorum. Sağda ki yol daha kısa görünüyordu, ancak elimdeki rota kayıtları sol yoldan devam ediyordu. Sonuçta bu güne kadar Cevat'ın hazırladığı rotadan hiç sapmamıştık ve böyle bir durumda da rotadan sapmak çok anlamsız olacaktı. Her hangi bir olumsuzluk durumunda bu rota üzerinden birbirimize ulaşmaya çalışacaktık. Diğer arkadaşlarında bu düşüncelerle hareket ettiğini düşünerek rotayı takip ediyor ve daha uzun olan yolu takip ediyorum. 
Zug Gölü kıyısından devam eden anayol da araç trafiği akıp giderken, hemen yanı başında ki ayrılmış olan bisiklet yolunda mutlu, mesut ve güvenli bir şekilde göl manzarası ile Zug şehrine doğru ilerliyorum. Çocuklar gibi şen, kuşlar gibi özgürce bisiklet binmenin keyfini sürüyor, gelip geçen bisikletliler ve yayalarla selamlaşıyor, gülümsüyor ve doyasıya eğleniyorum. Yaşadıklarımızın gerçek mi yoksa rüya mı oldukları konusunda emin olamıyorum. Geride kalan 5 günde ki doğa manzarasının akıl almaz büyüsü henüz üzerimizde iken, bugün şahit olduklarımız ile adeta tamamen kopuyoruz bu dünyadan. Tüm bu yaşananlar eşliğinde Zug şehrinde ki kamp alanımıza girerek, bu rüyanın bitmemesi ve sonsuza dek sürebilmesi umuduyla bir günü daha tamamlıyoruz. Ancak GPS kayıtlarında işaretli olan kamp alanında Cevat ile İrfan'ı göremiyorum. Herhangi bir yardım isteyecek yada derdimi anlatacak kadar da yabancı dil bilmediğim için kimseye bir şey diyemiyorum. Bir süre bekledikten sonra şehir merkezine doğru hareket ederek, arkadaşları aramaya başlıyorum. Bir kaç kez kamp alanı ile şehir arasında gidip geliyorum, ancak nafile, onları göremiyorum. Tekrar kamp alanına dönerek free internet sayesinde onlara ulaşmaya çalışıyorum. Malesef sadece Cevat'ın telefonu yurt dışına açıktı. Bir şekilde şans bizden yana gülüyor ve hiç olmayacak bir şekilde onlara ulaşabiliyorum. Eşime sosyal medya üzerinden mesaj atıyorum ve Cevat'ın eşine ulaşıyor. Benim Zug girişinde ki kamp ta beklediğimi Cevat'a bildiriyor ve 2 saat sonunda tekrar bir araya geliyoruz. Eminim aynı olay Türkiye de başımıza gelseydi, bir araya gelmememiz asla mümkün olmazdı. O şartlarda bir araya gelmemiz ve birbirimizi bulmamız büyük şans. Hala aklıma geldikçe hayret ederim, nasıl bir araya gelebildiğimize...

Hafızalarımıza çivi gibi kazınmış tüm bu anıların, yaşanmışlığın da ki şaşkınlıkla, o anların pek çoğunda fotoğraf çekmeyi düşünememiş, sadece izlemek, yaşamak ve şahit olmakla yetinmişiz. Şu an fotoğraflara geri dönüp baktığımızda bu anıların çoğuna ait tek kare fotoğraf bulamamak üzüyor olsa da, hatıralarımız arasında bu anıları yaşamış olmanın mutluluğunu yaşamak sevindiriyor bizleri.
 Ülke ve toplum olarak yaşadığımız şu günlerin en kısa zamanda geride kalması, barış, kardeşlik, huzur,güven ve özgürce yaşayacağımız, ülkemizin her noktasının bisiklet yolları ağı ile kaplandığı günlere tez zamanda kavuşabilmemiz umuduyla...
















Yükseklik Profili

Zorluk Derecesi :Toplamda 55 km. olan, KOLAY bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 530 metredir. 
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar ve kış ayları haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Her tür Bisiklet için uygundur.
Yol Yapısı :Tamamı asfalt parkurdur.
Başlangıç Noktası : Altdorf.
Bitiş Noktası :Zug.
Su Kaynakları : Yol üzerinde çeşitli noktalarda su kaynakları mevcuttur. Her noktadan sonra yanınızda en az 1 lt su bulundurunuz. 
Alış-Veriş Alanları : Yol üzerinde yerleşim yerleri mevcuttur. 
Konaklama : Sadece kampinglerde konaklamak mümkündür. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!


Google Maps Harita Görüntüsü


GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...

24 Eylül 2014 Çarşamba

İSVİÇRE (CENEVRE - ZÜRİH) BİSİKLET TURU 5. GÜN

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz!!!

Sabah diğer günlere göre biraz daha erken kalkarak yol alabiliyoruz. Dün devam etmekten vazgeçtiğimiz Gadmen'e doğru tırmanmaya başlıyoruz. Zaman zaman öyle dik eğimlerle tırmanıyoruz ki, dün devam etmeyerek doğru karar verdiğimizi daha iyi anlıyoruz. Gadmen'den bir müddet sonra Wendenstocke ve Giglistock zirvelerini sağlı sollu yanlarımıza alarak Sustenpass tırmanışına başlıyoruz. Saatler ilerlemeye başladığında trafikte hareketlenmeye başlıyor. Öyle güçlü motor sesleri geliyor ki, yer gök inlemeye başlıyor. Bildiğimiz gördüğümüz ve daha bilmediğimiz bir sürü, en güçlü motorlara sahip lüks otomobillerin geçişlerine şahit oluyoruz. Zaman zaman son modeller, zaman zaman ise antika olmuş yüksek beygirli araçların arasında sessiz sedasız tırmanışa devam ediyoruz. Sıra sıra araç ve motorlar hiç eksik olmuyor. Tırmanışın bazı bölümlerinde oluşturulan seyir teraslarından baş döndürücü  manzarayı izlemek tek kelimeyle muhteşem bir duygu. Doğa, zirveler, kayalar, vadiler tüm doğa sporlarını yapmak için öyle müsait ki, her anı her karesi değerlendiriliyor. Gördüğümüz ve hayranlıkla izlemeye şahit olduklarımız arasında yamaç paraşütü, helikopter gezisi, kaya tırmanışı, treking, bisiklet ve dahası...
Öğle yemek saatimizin yaklaştığı bir zamanda, seyir teraslarından bir tanesinde manzara eşliğinde yemek keyfini değerlendiriyor ve bir müddet mola veriyoruz. Sonrasında biraz daha tırmanarak 2220 metrede ki Sustenpass zirvesine ulaşıyor ve buz gibi havada ve rüzgarda çok fazla zaman kaybetmeden devam ediyrouz. Zirvede ki tünelin bir tarafında Gadmen, diğer tarafında ise Wassen manzarası oldukça büyüleyici. Wassen'e kadar aralıksız dik eğimli iniş ile iniyoruz. Wassen'de biraz dinlendikten sonra Altdorf'a ulaşıyor ve kampımızı atıyoruz.



























Yükseklik Profili

Zorluk Derecesi :Toplamda 71 km. olan, ÇOKZOR bir parkurdur.
Maksimum Rakım :Bisikletle çıkılan maksimum rakım 2224 metredir. 
Hangi mevsimde yapılır: Yağışlı havalar ve kış ayları haricinde her zaman yapılabilir.
Bisiklet Seçimi : Her tür Bisiklet için uygundur.
Yol Yapısı :Tamamı asfalt parkurdur.
Başlangıç Noktası : İnnertkirchen.
Bitiş Noktası :Altdorf.
Su Kaynakları : Yol üzerinde çeşitli noktalarda su kaynakları mevcuttur. Her noktadan sonra yanınızda en az 1 lt su bulundurunuz. 
Alış-Veriş Alanları : Yol üzerinde çeşitli köy bakkalları ve marketler mevcuttur. 
Konaklama : Sadece kampinglerde konaklamak mümkündür. 
DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişile gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!


Google Maps Harita Görüntüsü


GPS ve rota verilerini buradan indirerek daha detaylı inceleyebilirsiniz...

GPS ve rota verilerini üye olmadan DROPBOX üzerinden buradan indirebilirsiniz.

Başka bir rotada görüşmek üzere...

Sevgiyle Pedalla ...